Gül uçucu yağı (Rosa damascenae aetheroleum):
Rosa x damascena Mill. (Rosaceae)’nın taze toplanmış petallerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. İçeriğinde sitronellol, geraniol, nerol, metil öjenol bileşikleri bulunmaktadır. Özellikle Türkiye ve Bulgaristan’da yetiştirilmekte olup yaklaşık 5 ml gül yağını elde etmek için 242.000 gül petali gereklidir. Gül uçucu yağı, ilaç, kozmetik ve parfüm sanayiinin tercih edilen bir numaralı yağıdır. Gül uçucu yağı, antibakteriyel, antiviral, antifungal, antiseptik, antioksidan, analjezik, antienflamatuvar ve yara iyi edici etkilere sahiptir. Bazı çalışmalarda, gül uçucu yağının, hipnotik, antikonvülsan, antidepresan, antianksiyete ve analjezik aktivite ile morfin yoksunluk belirtilerinin hafifletilmesi dahil olmak üzere merkezi sinir sistemi (CNS) üzerindeki etkileri gösterilmiştir. Ayrıca, tedaviye dirençli epilepsi hastası 16 çocukta gül uçucu yağının antiepileptik etki gösterdiği bildirilmiştir. Gül uçucu yağının kadınlarda reprodüktif sistemde etkili olduğu uzun zamandır bilinmekte olup
premenstrual sendromda, doğum sırasında ağrı ve anksiyeteyi azaltmada etkili olduğu gösterilmiştir. Gül uçucu yağının yatıştırıcı ve kas gevşetici etkisi değerlendirilmiş ve renal kolik nedeniyle acile başvuran 40 hastaya diklofenakla birlikte gül uçucu yağı koklatılmış, gül uçucu yağı uygulanan grupta renal koliğin anlamlı olarak azaldığı gözlemlenmiştir. 3-6 yaş arası olan 64 çocukta gül uçucu yağı koklamanın ameliyat sonrası ağrıyı anlamlı olarak azalttığı gösterilmiştir. Gül uçucu yağının uyku sorunlarında etkili olduğu bilinmektedir. Uyku sorunu yaşayan 30 çocuk üzerinde yapılan çalışmada 2 hafta boyunca yatmadan önce uçucu yağı koklamalarının uyku direncini, gece kâbuslarını, sabah uyanmada zorluğu azalttığı, böylece gül uçucu yağının çocuklarda uyku üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Rosa damascena uçucu yağının hafıza üzerindeki etkileri deneysel çalışmalarla doğrulanmış, in vitro olarak asetilkolinesteraz ve butirilkolinesteraz üzerinde inhibe edici bir etkiye sahip olduğu ve bilişsel durumu iyileştirmek için yararlı olabileceği belirtilmiştir. Gül uçucu yağının baş ağrısı ve migrende de etkili olduğu bildirilmiştir.
Lavanta uçucu yağı (Lavandulae aetheroleum):
Lavanta uçucu yağı, Lavandula angustifolia Mill (Lamiaceae) bitkisinin taze çiçekli kısımlarının su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. İçeriğinde yer alan ana etken maddeler, linalol ve linalil asetattır. Diğer etken maddeler, limonen, kâfur, terpinen-4-ol, lavandulol, lavandulil asetat ve 1,8-sineol’dür. Lavanta uçucu yağı, birçok bakteri türüne karşı etkili kuvvetli bir antibakteriyeldir. Ayrıca antiviral, antifungal, antienflamatuvar etkiler göstermektedir. Lavanta uçucu yağı antialerjen etkilidir. Bu nedenle alerji ve astımda kullanımı bulunmaktadır. Antialerjen etkisinin mast hücrelerinden histamin salınımını azaltarak yaptığı düşünülmektedir. Bir çalışmada farelerde oluşturulan astım modelinde lavanta uçucu yağının T Helper hücre ve Muc5b gen ekspresyonunu baskılayarak alerjik enflamasyon ve mukoza hücre hiperplazisini inhibe ettiği gösterilmiştir. Bu etki nedeniyle de lavanta uçucu yağının inhalasyon yoluyla kullanılmak üzere astım için alternatif tıbbi bir ürün olarak değerlendirilebileceği bildirilmiştir. Migren tipi baş ağrısında etkilidir. Osteoartrite bağlı diz ağrısı olan 90 yaşlı hasta ile yapılan bir çalışmada, lavanta uçucu yağı ile masaj yapılmış ve birinci haftanın sonunda ağrının şiddetinin kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde azaldığı görülmüştür. Tonsillektomi sonrası 48 çocuk üzerinde yapılan diğer bir çalışmada da lavanta uçucu yağını koklamanın asetaminofen kullanım sıklığını azalttığı, ancak ağrı yoğunluğu ve gece uyanma sıklığında etkili olmadığı gösterilmiştir. Lavanta uçucu yağı ile yapılan masajın kadınlarda premenstrüel sendrom, dismenore ve doğuma bağlı
ağrılarda etkili olduğu belgelenmiştir.11 Yapılan çalışmalarda doğum sonrası epizyotomi yara bakımında povidon iyot yerine kullanılabileceği bildirilmiştir. İnfantil kolikte bebeklerin karnına lavanta uçucu yağı ile masajın kolik ağrısını azaltmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Lavanta uçucu yağının uyku bozukluklarında etkili olduğu uzun zamandan beri bilinmektedir. Uyku sorunu olan 67 yaşlı vaka ile yapılan bir çalışmada lavanta uçucu yağı kullanımının, 4 haftalık uygulama sonunda uyku hormonu olan melatoninin kan düzeyini, kontrol grubuna göre anlamlı oranda arttırdığı gösterilmiştir. Ayrıca, lavanta uçucu yağının demanslı bireylerde zorlu davranışları azaltmada etkili olduğu belirtilmiştir.
Tıbbi nane uçucu yağı (Menthae piperitae aetheroleum):
Tıbbi nane uçucu yağı, Lamiaceae familyasına ait bir tür olan Mentha x piperita L. (Lamiaceae) bitkisinin çiçekli taze topraküstü kısımlarından su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. Uçucu yağın bileşenleri arasında mentol, mentil asetat, limonen, isomenton, menton ve karvon bulunmaktadır. Tıbbi nane uçucu yağının haricen kullanımında antipruritik, astrenjan ve antiseptik etkisinden faydalanılmaktadır. Güçlü bir sindirim sistemi destekleyicisi ve nefes açıcıdır. Antispazmodik etkilidir. Nane uçucu yağının fiziksel ve zihinsel güçsüzlükte etkili olduğu, fiziksel ve zihinsel kapasiteyi arttırabileceği bildirilmiştir. In vitro olarak asetilkolinesteraz inhibiyonu yaptığı, GABA-A reseptörlerine bağlandığı, bu yolla zihinsel yorgunluğu azalttığı ve kognitif fonksiyonları arttığı tespit edilmiştir. Tıbbi nane uçucu yağının bulantı ve kusmada etkili olduğu, yapılan bir çalışmada 322 hastaya tıbbi nane uçucu yağı uygulanmasının ameliyat sonrası antiemetik ilaç kullanma ihtiyacını kontrol grubuna göre
anlamlı oranda azalttığı gösterilmiştir. Nane uçucu yağının baş ağrısı ve migrende, ayrıca ateşi düşürmede etkili olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Gerilim tipi baş ağrısında asetaminofen ile kıyaslamalı yapılan bir çalışmada, tıbbi nane uçucu
yağının baş ağrısını hafifletmede asetaminofen ile aynı oranda etkili olduğu ve yan etki görülmediği bildirilmiştir.
Çay ağacı uçucu yağı (Melaleucae alternifolii aetheroleum):
Çay ağacı uçucu yağı, Avustralya’ya özgü bir bitki olan Melaleuca alternifolia (Maiden & Betche) Cheel (Myrtaceae)’den su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. Ağacın yaprakları ve ince dal uçları kullanılmaktadır. İçeriğinde terpinen-4-ol, α, γ-terpinenler, terpinolene ve 1,8- sineol bulunur. Çay ağacı yağının ana bileşeni terpinen-4-ol’dür. Çay ağacı uçucu yağının test edilen tüm bakteriyel ve fungal suşların hücre duvarına ve sitoplazmik zarına nüfuz ettiği gösterilmiştir. Antiviral aktivitesi Herpes türleri üzerinde çalışılmış ve ümit verici sonuçlar bulunmuştur. Çay ağacı uçucu yağının Acne vulgaris, seboreik dermatit ve kronik diş eti iltihabı tedavisinde kullanımı önerilmektedir. Aynı zamanda yara iyileşme sürecini hızlandırır. Literatürde cilt kanseri olan melanomu önlediğine dair çalışmalar bulunmaktadır. Çay ağacı uçucu yağının akarlar üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Sarcoptes scabiei var. hominis’e karşı Scabies (uyuz) üzerindeki etkisi gösterilmiştir. Literatürde kısıtlı sayıda çalışmada Tinea pedis (ayak mantarı) üzerinde etkili olduğu da bildirilmiştir. Gingivitte etkisi için yapılan bir çalışmada, Streptococcus mutans’a karşı klorheksidin ile karşılaştırılmış ve etkili olduğu bulunmuştur.
Okaliptus uçucu yağı (Eucalypti aetheroleum):
Okaliptus, 100 metre yüksekliğe kadar ulaşabilen, yaprak dökmeyen bir bitkidir. Eucalyptus globulus Labill. (Myrtacea)’in genç yapraklarından su buharı distilasyonu ve akabinde rektifikasyon ile okaliptüs uçucu yağı elde edilmektedir. Okaliptüs uçucu yağının ana bileşenleri 1,8-sineol (ökaliptol, maks. %70), limonen, αpinen ve β-pinen’dir. Okaliptüs uçucu yağı kuvvetli antiviral, antibakteriyal ve antifungal aktiviteye sahiptir. Romatizmal ağrı, kas ve eklem ağrısında kullanımı mevcuttur. Yapılan bir çalışmada, total diz replasmanı sonrası 3 gün boyunca her 30 dakikada bir okaliptüs uçucu yağının inhalasyonunun, ağrıyı ve enflamatuvar yanıtları anlamlı olarak azalttığı bildirilmiştir. Okaliptus uçucu yağının solunum yollarında; astım, bronşit, öksürük, soğuk algınlığı ve nezle semptomlarının giderilmesinde kullanımı bulunmaktadır. Astımdaki etkisi araştırıldığında, çift kör plasebo kontrollü bir çalışmada, içeriğindeki 1,8-sineolün glukokortikoitler ile kıyaslaması yapılmış ve kortikosteroite ihtiyacı azalttığı görülmüştür. Ayrıca, 1,8-sineolün kanıtlanmış klinik etkinliği ile solunum yollarında mukolitik ve
spazmolitik etkisiyle astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi iltihaplı hava yolu hastalıklarında ve kan beyin bariyerini geçerek asetilkolinesteraza etki ile anksiyetede etkili olduğu belgelenmiştir.
Günlük ağacı uçucu yağı/Frankincense uçucu yağı (Boswellia carterii aetheroleum):
Kuru ve az toprakla büyüyebilen Boswellia carteri Birdwood (Burseraceae)’un reçinesinden su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. Uçucu yağın içeriğinde α-pinen, limonen, sabinen, 1,8-sineol ve αtuyen bulunmaktadır. Yüzyıllardır kullanılan Frankincense uçucu yağının, eski antik metinlerde yazıldığı üzere dini merasimlerde kullanıldığı görülmektedir. Eski Mısır döneminde mumyalama işleminde kullanıldığı tespit edilmiştir. Frankincense uçucu yağının antiseptik, astrenjan, skatrizan, sedatif ve romatizmada ağrıyı yatıştırıcı etkileri bilinmektedir. Uçucu yağlar arasında cilt hastalıklarında kullanılan ve en iyi cilt iyileştirici yağlardan biridir. Ciltteki enflamasyonun giderilmesi ve dokunun yeniden şekillenmesinde umut verici bir potansiyele sahiptir. Frankincense uçucu yağı, astım ve nefes darlığında etkilidir. Frankincense uçucu yağının uyku
bozukluğunda etkili olduğu ve anksiyeteyi azalttığı, bu etkiyi majör komponentleri olan limonen ve α-pinen aracılığıyla plazma kortikosteron ve glutatyon düzeyini azaltarak gösterdiği düşünülmektedir.
Paçuli uçucu yağı (Pogostemon cablin aetheroleum):
Asya kökenli bir bitki olan Pogostemon cablin (Blanco) Benth. (Lamiaceae)’nin kurutulmuş yapraklarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. İçeriğindeki en önemli etken madde bir seskiterpen olan paçuli alkol (paçulol)’dür. Diğer bileşikler, α-paçulen, β-paçulen, α-bulnesen, β-karyofillen ve pogostondür. Parfümeri sanayiinin en önemli uçucu yağlarından biridir. Paçuli uçucu yağı cilt üzerinde en etkili uçucu yağlardan biridir. Cilt dokusu rejenerasyonu ve yeni deri
dokusunun gelişimi için ideal bir uçucu yağdır. Paçuli uçucu yağı ayrıca akne, egzama, iltihaplı, çatlamış ve tahriş olmuş cilt problemleri için tercih edilmektedir. Kepekli ve yağlı saçlar için kullanımı önerilmiştir. Antienflamatuvar, antioksidan ve anti alerjik özellikleri nedeniyle foto koruyucu olduğu ve yaşlanmayı önlediği bildirilmiştir. Anksiyete durumunda, gerginlik ve kaygıyı azaltmaya yardımcı ve uykusuzluk problemlerinde etkili bir uçucu yağdır. Antidepresan etkisi bulunmaktadır. Konsantrasyon arttırıcı etkisi tespit edilmiş ve hazırlanan preparatları ile yapılan uygulamalarda demans ile ilişkili davranış sıklığını azalttığı gözlenmiştir.
Limon uçucu yağı (Limonis aetheroleum):
Limon uçucu yağı, Citrus limon (L.) Burman fil. (Rutaceae) bitkisinin meyvelerinin taze kabuklarından soğuk
sıkım ekspresyonu ile elde edilmektedir. Uçucu yağı limonen ağırlıklı olup, β-pinen, γ-terpinen, sabinen ve
geranial bileşiklerini içermektedir. Uçucu yağın hafıza üzerinde olumlu etkisi olduğu, asetilkolinesteraz aktivitesini azalttığı ve skopolamine bağlı amneziyi önlediği bildirilmiştir. Anksiyolitik ve antidepresan etkisi olup psikolojik ve fiziksel stresi azaltmada etkili olduğu uzun zamandır bilinmektedir.
Vetiver uçucu yağı (Vetiverae aetheroleum):
2-3 metreye kadar uzayabilen, son derece derin ve yaygın yapılı bir kök sistemine sahip olan, bu kök sistemi ile bitkiyi toprağa sıkıca bağlayarak erozyonu önlemede kullanılan Vetiveria zizanioides (L.) Nash. (Poaceae) bitkisinin köklerinden su buharı distilasyonu ile Vetiver uçucu yağı elde edilmektedir. Uçucu yağın içeriğinde kusimol, kusinol, germakren-D, bisiklovetivenol, vetivenik asit, β-vetivenen, zizanal ve hepsi henüz tanımlanamamış pek çok bileşeni bulunmaktadır. Antienflamatuvar etkisi ile artritte ve kas ağrılarında kullanım yeri vardır. Güçlü antibakteriyel ve antifungal etkilidir. Vetiver uçucu yağının antimikrobiyal etki ile akne tedavisinde yardımcı olabileceği gösterilmiştir.Yapılan bir çalışmada sıçanlarda Vetiver uçucu yağını koklamanın beyinde elektriksel aktiviteyi uyardığı ve EEG dalgalarında değişikliğe neden olduğu ve bu özellik ile antikonvülsif ve anksiyolitik etkili olduğu bildirilmiştir. Bu etki benzodiazepinle kıyaslanmış, vetiver uçucu yağının ve benzodiazepinin amygdala nükleusuna etki ile c-fos gen ekspresyonunu artırarak sağladığı bildirilmiştir. Vetiver uçucu yağının beyinde öğrenme sürecini indükleyebildiği düşünülmektedir. Literatürde dikkat artışına yardımcı olabileceği bildirilmiştir. Vetiver uçucu yağı koklayan insanlarda tepki sürelerinin hızlanmış ve sempatik sinir aktivitelerinin stimüle olduğu bildirilmiştir. Vetiver uçucu yağının uyarıcı etkilerinin, öğrenme ve hafıza süreçleri için faydalı olabileceği bildirilmektedir. Vetiver uçucu yağının demans ve Alzheimer hastalığı üzerinde ümit verici bir yağ olduğu düşünülmektedir.
Bergamot uçucu yağı (Citri bergamiae aetheroleum):
Citrus aurantium L. var. bergamia (Wight et Arnott) Engler (Rutaceae) bitkisinin meyvelerinin taze kabuklarından soğukta sıkma yöntemi ile elde edilmektedir. İçeriğinde yer alan bileşikler, limonen, linalil asetat, linalol, γ-terpinene, α-, β-pinen, neral ve geranialdir.2 Bergamot uçucu yağı esans olarak gıda, ilaç ve kozmetik endüstrisinde yaygın olarak kullanılsa da zihin ve beden için canlandırıcı özellikte önemli uçucu yağlardan biridir. Anksiyete ve stresle ilişkili durumlarda çok tercih edilen bir yağdır. Benzodiazepin ile yapılan karşılaştırmalı bir çalışmada benzodiazepine yakın bir anksiyolitik etki gösterdiği, strese karşı kortikosteron yanıtı azalttığı gösterilmiştir. Anksiyolitik ve antidepresan etkiye sahip olduğu, strese karşı rahatlatıcı olduğu
belgelenmiştir. Sıçanlarda hipokampusta GABA salınımını arttırdığı gösterilmiştir.![]()
Karanfil uçucu yağı (Caryophylli flos aetheroleum):
Karanfil uçucu yağı, Syzygium aromaticum (L.) Merr. et L.M. Perry (Myrtaceae)’un kurutulmuş çiçek tomurcuklarından su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. Uçucu yağ zamanla kırmızı kahverengiye dönen renktedir. İçeriğinde ağırlıklı olarak öjenol bulunmaktadır (%75-88). β-Karyofillen ve asetilöjenol de diğer bileşenlerdir. Karanfil uçucu yağının anestezik özelliği bulunmaktadır. Kas ve eklem ağrılarında, ağrı dindirici özelliğinden faydalanılmaktadır. Diş hekimliğinde sıklıkla kullanılmaktadır. Antipiretik, antinosiseptif ve antienflamatuvar etkileri olup bir çalışmada da oksidatif stresi azalttığı ve hafıza üzerinde olumlu etkisinin gözlendiği bildirmiştir.
Itır uçucu yağı (Pelargonii aetheroleum):
Pelargonium graveolens L’Her. (Geraniaceae) bitkisinin yapraklarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. İçeriğinde, sitronellol, geraniol, sitronellil format ve linalol bileşikleri bulunmaktadır. Itır uçucu yağı antibakteriyel ve antifungal etkilidir. Acinetobacter türleri, nazokomiyal enfeksiyonların önemli bir nedenidir. Bu bakterilere karşı ıtır uçucu yağının, tarçın ve lavanta uçucu yağları ile birlikte antibakteriyel etkisi çalışılmış ve hastane ortamının hijyen ve dezenfeksiyonunu sağlamak için hazırlanan formülasyonun, Acinetobacter cinsi bakterilerin neden olduğu hastane enfeksiyonlara karşı mücadelede etkin bir şekilde kullanılabileceği vurgulanmıştır. Itır uçucu yağı, uzun yıllardır geleneksel tıpta astım vb alerjik hastalıklara karşı, ayrıca tonik, hemostatik ve stomaşik olarak kullanılmaktadır. Itır uçucu yağı en çok tercih edilen cilt onarıcı yağlardan biridir. Antienflamatuvar etkisi ile cilt üzerinde nötrofil birikimi ve ödem ile gelişen enflamatuvar semptomları baskılamaktadır ve yara iyi edici olarak özellikle de Methicillin resistant S. aureus ile ilişkili cilt enfeksiyonlarında kullanılabilecek yeni bir aday olarak önerilmektedir. Ayrıca, kroton yağının neden olduğu kulak ödemindeki antienflamatuvar aktivitesi değerlendirildiğinde, topikal olarak uygulanan uçucu yağın doza bağımlı olarak diklofenak sodyum ile benzer etkiyi gösterdiği tespit edilmiştir. Kroton yağının neden olduğu kontakt dermatiti de iyileştirdiğine dair başka çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle ıtır uçucu yağının egzama, dermatit gibi diğer cilt problemlerinde de etkili en iyi yağlardan biri olduğu belirtilmektedir. Uçucu yağ, postherpetik nevraljiye bağlı ağrıyı azaltmanın yanı sıra dizanteri ve hemoroit tedavilerinde de yer almaktadır.
Palmarosa uçucu yağı (Cymbopogon martinii aetheroleum):
Hindistan’da doğal olarak yetişen Cymbopogon martinii (Roxb.) W.Watson (Poaceae) bitkisinin yapraklarından su buharı distilasyonu ile palmarosa uçucu yağı elde edilmektedir. Uçucu yağ, geraniol, geranil asetat, linalol ve farnesol bileşiklerini içermektedir. Uçucu yağın anksiyete ve stres durumlarında kullanımı vardır. Palmarosa uçucu yağının, Hindistan’da sıtmanın temel vektörü olan Anofel enfeksiyonlarına karşı 12 saat boyunca, ayrıca bir sivrisinek cinsi olan Culex quinquefasciatus’a karşı da 5 saat boyunca tam koruma sağladığı tespit edilmiştir. Çay ağacı, karanfil, okaliptus ve palmarosa uçucu yağları ile yapılan bir çalışmada bu yağların Sarcoptes scabiei (uyuz)’e karşı etkili olduğu ve bu amaçla alternatif tedavide değerlendirilebileceği; ayrıca karanfil ve palmarosa uçucu yağlarının 20 ve 50 dakika içinde tüm akarları öldürdüğü tespit edildiğinden akarların kontrolü için de kullanılabilecekleri öngörülmüştür. Palmarosa uçucu yağı, antimikrobiyal etkisinden dolayı aromaterapide cilt toniği olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda, akne etkeni olan Cutibacterium acne üzerinde de etkili olduğu gösterilmiştir.
Mür uçucu yağı (Myrrh aetheroleum):
Mür uçucu yağı, Commiphora myrrha (Nees) Engl. (Burseraceae) bitkisinin reçinesinden su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. İçeriğinde, furanoeudesma-1,3-dien, α-, β-elemen, kurzeren, furanodien, lindestren, 7-isopropil-1,4-dimetil-2-azulenol ve germakratrien bileşikleri yer almaktadır. Mür uçucu yağının kullanımı eski Mısır Medeniyeti’nde mumyalama balsamları ve merhemlerinin yapımına kadar dayanmaktadır. Antik çağlardan beri ibadet yerlerinde, dini ritüellerde manevi farkındalık ve tefekkür için tütsü olarak, hijyenik açıdan kokuyu arındırmak ve havayı temizleme amacıyla kullanılmıştır. Aromaterapide mür uçucu yağı, analjezik, antiseptik, antioksidan, antienflamatuvar, astrenjan, antispazmodik ve karminatif etkili olarak, inhalasyon, masaj ve banyo yoluyla ve ayrıca cilt/yara bakımı için topikal olarak uygulanmaktadır. Mür uçucu yağı, soğuk algınlığı, nezle, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı, diş eti problemleri ve cilt rahatsızlıklarında önerilen dozlarda güvenli bir şekilde kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmada mür uçucu yağının, vektör kaynaklı Lyme hastalığının, mevcut antibiyotikler tarafından yok edilmesi zor olan Borrelia burgdorferi’ye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterdiği bildirilmiştir. Ayrıca; cilt dermatofit mantarlarına karşı kuvvetli antifungal aktiviteye sahiptir. Yara iyileştirici ve skatrizan etkili olup antielastaz aktive ile ciltte doku onarımını sağlamaktadır.
Tıbbi Papatya uçucu yağı (Matricariae aetheroleum):
Matricaria recutita L. (Asteraceae) bitkisinin taze veya kurutulmuş çiçeklerinden su buharı distilasyonu ile elde edilmektedir. Bisabolol oksitlerince ve ayrıca (-)-α-bisabololce zengin iki kemotipi bulunmaktadır. Her iki kemotip de kamazulen içermektedir. Lacivert renklidir. Uçucu yağın bu rengi kamazulenden ileri gelir. Tıbbi papatya uçucu yağının migren tipi baş ağrısında etkili olduğu bilinmektedir. Geleneksel İran tıbbında da özel olarak hazırlanan, hem uçucu yağı hem de flavonoitlerini içeren tıbbi bir ürün migren tedavisinde kullanılmaktadır. Etkinliğin, kamazulen ve apigeninin NO salınımını ve sentezini engellemesi, apigeninin prostaglandin E2 seviyeleri üzerinde güçlü inhibe edici etkiye sahip olması ve selektif COX-2 inhibitörü olarak rol oynaması ile ilgili olduğu bildirilmiştir. Tıbbi papatyanın anksiyolitik etkisi vardır ve uzun zamandan beri uykusuzluk problemlerinde kullanıldığı bilinmektedir. Bir çalışmada da doğum sırasında papatya uçucu yağının doğumun ilk evresinde kadınlarda anksiyeteyi anlamlı derecede azalttığı gösterilmiştir. (-)-α-Bisabolol ve kamazulenden dolayı antienflamatuvar, yara iyi edici ve antihistaminik etkiye sahip olan tıbbi papatya uçucu yağı, uzun yıllardır egzama gibi cilt hastalıklarının ve özellikle bebeklerde pişik tedavisinde kullanılmaktadır. Diz osteoartriti olan hastalara tıbbi papatya uçucu yağını topikal uygulamanın diklofenak ihtiyacını azalttığı gösterilmiştir. Bir başka çalışmada, karpal tünel sendromu olan 23826 hastaya tıbbi papatya uçucu yağı topikal uygulanmış, 4 hafta kullanımı sonucunda hastalarda semptomatik ve fonksiyonel iyileşme tespit edildiği bildirilmiştir. Tıbbi papatya uçucu yağı, infantil kolik tedavisinde geleneksel tıp kitaplarında sunulan ve topikal kullanımı önerilen tıbbi ürünler arasındadır. Ayrıca bebeklerde diş çıkarma ağrılarını gidermede kullanılmaktadır.

